Su ya da başka bir içecekle dolu bardağa buz attığımızda
buzun küçük bir kısmının sıvı üzerinde kaldığını büyük bir kısmının ise sıvıya
battığını gözlemlemişsinizdir, tıpkı bir buzdağı gibi. Buz ve suyun
özkütlelerinin farklılığından kaynaklanan bu fiziksel durum makalemizin konusu
değil elbette ki. Birazdan yapacağım benzetmeye konu olan bu iki fiziksel hal’i
hatırlatmak istedim sadece.
Bir buzdağı düşünün: Suyun üstünde yer alan kısmı bilinçli
zihin olsun alttaki kısım ise bilinçaltımız. Çevremizden ya da vücudumuzdan
gelen verileri ‘fark ettiğimizde’ bilinçli zihnimiz devrededir. İyi de her
saniye bize gelen verilerden ne kadarını gerçekten fark ediyoruz. Bir an
okumaya ara verin ve vücudunuza değen giysilerinizi hissedin. Siz bu
odaklanmayı gerçekleştirinceye kadar giysilerinizin size dokunduğunu
hissedebiliyor muydunuz?
Bir embriyo olduğumuzdan bu yana gelen verileri
kaydediyoruz. Bu veriler beş duyumuzla, duygularla ve davranışlarla bize
geliyor. Önce dağınık halde gelen bu verileri giderek örgütlemeye
sınıflandırmaya başlıyoruz. Örneğin sıcağı öğreniyoruz sonra da çok sıcağı ve
yanan sobaya el değdirmemeyi öğreniyoruz bazen de kötü bir deneyimle. Bu
sınıflandırma süreci içinde en yakınlarımızdan başlayarak çevremizdekilerin
davranışlarını gözlemliyor çoğu zaman da modelliyoruz. Giderek kendimize has
değerlerimiz referanslarımız oluşuyor.
0-6 yaş arasında tüm deneyimleri ve verileri hiçbirini
atlamaksızın kaydediyoruz. Duygular ve deneyimler birleşerek, görsel, işitsel
ve davranışsal olarak kaydedilen ‘çekirdek inançlar’ımız böylelikle oluşuyor.
6-12 yaş arasında yaşadığımız tüm duygu ve deneyimleri bir
önceki dönemde edindiğimiz çekirdek inançlarımızla karşılaştırıyor
birleştiriyor ve bu çekirdek inançlarımızın pekişmesini sağlıyoruz. Bu dönem
bir çeşit doğrulama ve onaylama süreci olarak da düşünülebilir.
12 yaş sonrasında ise bize gelen veriler artık bu çekirdek
inançlarımızın süzgecinden geçerek bize ulaşıyor. Artık bilinçaltı kayıtlarımız
oluşmuştur ve bilinçaltımızın penceresinden, onun izin verdiği kadarlık bir
ufka sahibizdir. 12 yaş sonrası dönemimiz genellemeler yapma dönemi olarak da
düşünülebilir.
Örneğin, çocukken çevresindeki erkeklerin eşlerini
aldattığını gözlemleyen bir kadın partneri kendisini aldattığında erkeklerin
güvenilmez olduğuna ilişkin zihin haritasına yeni bir veri eklerken, küçükken
erkeklerin kalçalı kadınlardan hoşlandığına dair bir inanç geliştiren bir kadın
partneri tarafından aldatıldığında bunun kendi zayıf kalçası nedeniyle
gerçekleştiğini düşünecektir.
Oysa gerçek, partnerinin onu aldattığıdır bunun nedenine
ilişkin açıklamalar ise o kadının bilinçaltı kayıtlarıyla ilişkilidir. Aslında
bilinçaltımız iyi niyetlidir bizim hizmetkârımızdır ve bizim iyiliğimiz için
çalışır. Ancak bilinçaltımız kendisine ait bir yorum yapabilme ya da yargı
oluşturma gücünden yoksundur. Bu haliyle bir çeşit robot gibidir bizim koşulsuz
hizmetimizde olan bir robot. Tek yaptığı, 0-6 yaş döneminde aldığı, 6-12 yaş
döneminde pekiştirilen kurallara göre bize gelen verileri süzmek ve bilinçli
zihnimize bizim inançlarımız temelli olanları göndermektir.
Elinizde şeffaf ve renkli bir kâğıt olduğunu düşünün. Beyaz
bir duvara bu kâğıdın arkasından baktığınızda kâğıt ne renkse siz duvarı o renk
görürsünüz. Bilinçaltımız da bu kâğıt gibidir. Kâğıt nasıl bazı ışık dalga
boylarını süzerek size ulaşmasına izin vermiyorsa bilinçaltımız da birçok
veriyi süzerek sizin vakti zamanında onu kodladığınız bilgi kadarını size
ulaştırır.
Bilinçaltınızın size ulaştırdığı verilerden memnun değil
misiniz? Hayatı algılama ve yorumlamada yöntem değişikliğine mi gitmek
istiyorsunuz? Bilinçaltı kayıtlarını silmek ve değiştirmek istiyor musunuz?
Kişi bir sorunu olduğunu farkındaysa ve bu değişimi
gerçekten istiyorsa NLP teknikleri ile bu eski ve işe yaramayan, hayatınızı
yönetme ve değerlendirmede size ayak bağı olan eski kayıtlarını bilinçli düzeye
çıkararak onlarla yüzleşebilir, onları kendi tarihinin çöp tenekesine atarak
eski kayıtlarından kurtulabilir yerine sizin için geçerli olan yeni komutlar
yerleştirilebilir.
Durumunuzu farkındaysanız, onu yönetme becerisine sahip
olmak için ilk adımı da atmışsınız demektir.
Kişisel tarihinizi değiştirmek için zaman çizgisi terapisi başta olmak
üzere birçok teknikten yararlanarak eski kodlarınızı değiştirebilir yeni
kodlara sahip olabilirsiniz.
Sevgiyle kalın...
Sevgiyle kalın...
Ayşe İhsan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder