Aşağıdaki cümlelerden kaçını çocukluğunuz boyunca duydunuz?
Biz tombul bir aileyiz ne yaparsak yapalım kilo veremiyoruz.
Kadınlara göre bir iş değil o.
Erkekler ağlamaz.
Matematik zor bir derstir.
O çok zor kimse
başaramaz hele sen asla.
Kolay bir şey olsaydı herkes yapardı.
İlk kez senin aklına mı geldi sanıyorsun? Neyine
güveniyorsun da bu işe girişiyorsun.
Sen zayıf bünyelisin o işi kaldıramazsın.
Bütün bunlar ve benzerleri, çocukluğumuzdan bu yana
duyduklarımız. Bizden ve çevremizden gelen yargılar bilinçaltımıza bir emir
olarak kaydediliyor. Üstelik iki kez kaydediliyor bunlar; önce çevremizden
gelen emirler olarak sonra da bizim inancımız olarak. Bu emirler böylelikle
pekişiyor, kökleniyor ve bilinçaltı inançlarına dönüşüyor. Hani derler ya
“Birisine kırk kere deli dersen deli olur.”
Yaşımız ilerledikçe birçok olumsuzlukla, başarısızlıkla
karşılaşmaya başlıyoruz. Kendimize kızarız niye devamlı aynı hataları yapıyorum
diye ya da üzülürüz, hep aynı tip insanlarla karşılaşıyorum aynı tip olaylar
başımıza geliyor diye. Bilinçaltımızın yanlış programlanmasından dolayı bunlar
başımıza geliyor.
Bilinçaltımızın kendine özgü bir dili var nasıl ki
bilgisayar dili temelde 0 ve 1’lerden oluşuyor ya da nasıl ki Mors Alfabesi
denilen telgraf dili nokta ve çizgi kombinasyonlarından oluşuyorsa,
bilinçaltımızın da kendine özgü bir dili var ve ancak bu dille konuşursak ona
ulaşabiliyoruz.
Bilinçaltımız bizim hizmetçimiz, bizim için çalışıyor ancak
o bir robot gibi bizim ona yüklediğimiz verilerden yola çıkarak bize hizmet
ediyor. Bilinçaltımız biz neye inanırsak onunla ilgili verileri topluyor ve o
bilgileri önümüze sunuyor. Bilinçaltımız bize hizmet etmekle görevli ve biz ne
tür bir inanca sahipsek bizi memnun etmek için o inanca ilişkin verileri
topluyor.
Bir işin zor olduğunu söylüyorsun, robot sana o işle ilgili
zorluklar verilerini topluyor. Biz ise onun topladığı verilerden hareketle
birtakım tercihler yapıyor ve birtakım kararlar veriyoruz. Doğal olarak veriler
ne türden bir bakış açısıyla toplanıyorsa kararlar ve tercihler de ona göre
veriliyor.
Onun programını değiştirmeden onun farklı veriler
toplamasını beklemek hayalcilik. Güzel haber: Bilinçaltı yazılım
programını değiştirmek mümkün. Ancak, bu yazılımı nasıl değiştireceğimizi bilmezsek
aynı sorunları yaşamaya devam ederiz. NLP teknikleri bilinçaltının anlayacağı
dilde etkili ve kalıcı olarak yazılım değiştirme programı olarak da
düşünülebilir. Bilinçaltımız yeniden programlandığında bize geçmişten gelen
inançlarımız doğrultusunda değil de gerçek verileri toplamaya başlayacaktır.
Bilinçaltımız iyi bir yazılımdır aslında tamamen bize hizmet
eder. Ancak geçmişte ona birçok kötü program da yüklenmiştir. Bu programları
değiştirmediğimiz sürece bilinçaltı denen yazılı tam, etkili ve verimli
kullanamayız. Bir NLP sloganı olan “Düşüncelerinizi değiştirerek hayatınızı
değiştirebilirsiniz” sloganının temel anlamı da bu uygulamada yatıyor zaten.
NLP Teknikleri gibi bir olanak varken biz kolay yolu seçerek
kendimizi ve çevremizdekileri sürekli suçlamayı tercih ediyoruz. İnsanların
bize nasıl davranacağının ipuçlarını onlara biz veririz. Bilinçaltı kötü
programlarını değiştirmeyi başardığımızda o insanlar da bize eskisi gibi
davranamayacaklar. Bu nedenle daha önce başımıza gelen kötü olaylardan,
yaşadığımız kötü ilişkilerden artık sonsuza kadar kurtulabileceğiz.
Sevgiyle kalın...
Ayşe İhsan
Ayşe İhsan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder