bilinçaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilinçaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2013 Pazar

BİLİNÇALTIMIZ, EMRİMİZDEKİ ROBOTUN KODLARINI DEĞİŞTİRMEYE HAZIR MIYIZ?

Su ya da başka bir içecekle dolu bardağa buz attığımızda buzun küçük bir kısmının sıvı üzerinde kaldığını büyük bir kısmının ise sıvıya battığını gözlemlemişsinizdir, tıpkı bir buzdağı gibi. Buz ve suyun özkütlelerinin farklılığından kaynaklanan bu fiziksel durum makalemizin konusu değil elbette ki. Birazdan yapacağım benzetmeye konu olan bu iki fiziksel hal’i hatırlatmak istedim sadece.

Bir buzdağı düşünün: Suyun üstünde yer alan kısmı bilinçli zihin olsun alttaki kısım ise bilinçaltımız. Çevremizden ya da vücudumuzdan gelen verileri ‘fark ettiğimizde’ bilinçli zihnimiz devrededir. İyi de her saniye bize gelen verilerden ne kadarını gerçekten fark ediyoruz. Bir an okumaya ara verin ve vücudunuza değen giysilerinizi hissedin. Siz bu odaklanmayı gerçekleştirinceye kadar giysilerinizin size dokunduğunu hissedebiliyor muydunuz?
Bir embriyo olduğumuzdan bu yana gelen verileri kaydediyoruz. Bu veriler beş duyumuzla, duygularla ve davranışlarla bize geliyor. Önce dağınık halde gelen bu verileri giderek örgütlemeye sınıflandırmaya başlıyoruz. Örneğin sıcağı öğreniyoruz sonra da çok sıcağı ve yanan sobaya el değdirmemeyi öğreniyoruz bazen de kötü bir deneyimle. Bu sınıflandırma süreci içinde en yakınlarımızdan başlayarak çevremizdekilerin davranışlarını gözlemliyor çoğu zaman da modelliyoruz. Giderek kendimize has değerlerimiz referanslarımız oluşuyor.

0-6 yaş arasında tüm deneyimleri ve verileri hiçbirini atlamaksızın kaydediyoruz. Duygular ve deneyimler birleşerek, görsel, işitsel ve davranışsal olarak kaydedilen ‘çekirdek inançlar’ımız böylelikle oluşuyor.

6-12 yaş arasında yaşadığımız tüm duygu ve deneyimleri bir önceki dönemde edindiğimiz çekirdek inançlarımızla karşılaştırıyor birleştiriyor ve bu çekirdek inançlarımızın pekişmesini sağlıyoruz. Bu dönem bir çeşit doğrulama ve onaylama süreci olarak da düşünülebilir.
12 yaş sonrasında ise bize gelen veriler artık bu çekirdek inançlarımızın süzgecinden geçerek bize ulaşıyor. Artık bilinçaltı kayıtlarımız oluşmuştur ve bilinçaltımızın penceresinden, onun izin verdiği kadarlık bir ufka sahibizdir. 12 yaş sonrası dönemimiz genellemeler yapma dönemi olarak da düşünülebilir.

Örneğin, çocukken çevresindeki erkeklerin eşlerini aldattığını gözlemleyen bir kadın partneri kendisini aldattığında erkeklerin güvenilmez olduğuna ilişkin zihin haritasına yeni bir veri eklerken, küçükken erkeklerin kalçalı kadınlardan hoşlandığına dair bir inanç geliştiren bir kadın partneri tarafından aldatıldığında bunun kendi zayıf kalçası nedeniyle gerçekleştiğini düşünecektir.

Oysa gerçek, partnerinin onu aldattığıdır bunun nedenine ilişkin açıklamalar ise o kadının bilinçaltı kayıtlarıyla ilişkilidir. Aslında bilinçaltımız iyi niyetlidir bizim hizmetkârımızdır ve bizim iyiliğimiz için çalışır. Ancak bilinçaltımız kendisine ait bir yorum yapabilme ya da yargı oluşturma gücünden yoksundur. Bu haliyle bir çeşit robot gibidir bizim koşulsuz hizmetimizde olan bir robot. Tek yaptığı, 0-6 yaş döneminde aldığı, 6-12 yaş döneminde pekiştirilen kurallara göre bize gelen verileri süzmek ve bilinçli zihnimize bizim inançlarımız temelli olanları göndermektir.
Elinizde şeffaf ve renkli bir kâğıt olduğunu düşünün. Beyaz bir duvara bu kâğıdın arkasından baktığınızda kâğıt ne renkse siz duvarı o renk görürsünüz. Bilinçaltımız da bu kâğıt gibidir. Kâğıt nasıl bazı ışık dalga boylarını süzerek size ulaşmasına izin vermiyorsa bilinçaltımız da birçok veriyi süzerek sizin vakti zamanında onu kodladığınız bilgi kadarını size ulaştırır.
Bilinçaltınızın size ulaştırdığı verilerden memnun değil misiniz? Hayatı algılama ve yorumlamada yöntem değişikliğine mi gitmek istiyorsunuz? Bilinçaltı kayıtlarını silmek ve değiştirmek istiyor musunuz?

Kişi bir sorunu olduğunu farkındaysa ve bu değişimi gerçekten istiyorsa NLP teknikleri ile bu eski ve işe yaramayan, hayatınızı yönetme ve değerlendirmede size ayak bağı olan eski kayıtlarını bilinçli düzeye çıkararak onlarla yüzleşebilir, onları kendi tarihinin çöp tenekesine atarak eski kayıtlarından kurtulabilir yerine sizin için geçerli olan yeni komutlar yerleştirilebilir.
Durumunuzu farkındaysanız, onu yönetme becerisine sahip olmak için ilk adımı da atmışsınız demektir.  Kişisel tarihinizi değiştirmek için zaman çizgisi terapisi başta olmak üzere birçok teknikten yararlanarak eski kodlarınızı değiştirebilir yeni kodlara sahip olabilirsiniz.

Sevgiyle kalın...

Ayşe İhsan 







23 Ağustos 2013 Cuma

BİLİNÇALTI ROBOTUMUZ

Aşağıdaki cümlelerden kaçını çocukluğunuz boyunca duydunuz?

Biz tombul bir aileyiz ne yaparsak yapalım kilo veremiyoruz.
Kadınlara göre bir iş değil o.
Erkekler ağlamaz.
Matematik zor bir derstir.
 O çok zor kimse başaramaz hele sen asla.
Kolay bir şey olsaydı herkes yapardı.
İlk kez senin aklına mı geldi sanıyorsun? Neyine güveniyorsun da bu işe girişiyorsun.
Sen zayıf bünyelisin o işi kaldıramazsın.

Bütün bunlar ve benzerleri, çocukluğumuzdan bu yana duyduklarımız. Bizden ve çevremizden gelen yargılar bilinçaltımıza bir emir olarak kaydediliyor. Üstelik iki kez kaydediliyor bunlar; önce çevremizden gelen emirler olarak sonra da bizim inancımız olarak. Bu emirler böylelikle pekişiyor, kökleniyor ve bilinçaltı inançlarına dönüşüyor. Hani derler ya “Birisine kırk kere deli dersen deli olur.”

Yaşımız ilerledikçe birçok olumsuzlukla, başarısızlıkla karşılaşmaya başlıyoruz. Kendimize kızarız niye devamlı aynı hataları yapıyorum diye ya da üzülürüz, hep aynı tip insanlarla karşılaşıyorum aynı tip olaylar başımıza geliyor diye. Bilinçaltımızın yanlış programlanmasından dolayı bunlar başımıza geliyor.

Bilinçaltımızın kendine özgü bir dili var nasıl ki bilgisayar dili temelde 0 ve 1’lerden oluşuyor ya da nasıl ki Mors Alfabesi denilen telgraf dili nokta ve çizgi kombinasyonlarından oluşuyorsa, bilinçaltımızın da kendine özgü bir dili var ve ancak bu dille konuşursak ona ulaşabiliyoruz.

Bilinçaltımız bizim hizmetçimiz, bizim için çalışıyor ancak o bir robot gibi bizim ona yüklediğimiz verilerden yola çıkarak bize hizmet ediyor. Bilinçaltımız biz neye inanırsak onunla ilgili verileri topluyor ve o bilgileri önümüze sunuyor. Bilinçaltımız bize hizmet etmekle görevli ve biz ne tür bir inanca sahipsek bizi memnun etmek için o inanca ilişkin verileri topluyor.

Bir işin zor olduğunu söylüyorsun, robot sana o işle ilgili zorluklar verilerini topluyor. Biz ise onun topladığı verilerden hareketle birtakım tercihler yapıyor ve birtakım kararlar veriyoruz. Doğal olarak veriler ne türden bir bakış açısıyla toplanıyorsa kararlar ve tercihler de ona göre veriliyor.
Onun programını değiştirmeden onun farklı veriler toplamasını beklemek hayalcilik. Güzel haber: Bilinçaltı yazılım programını değiştirmek mümkün. Ancak, bu yazılımı nasıl değiştireceğimizi bilmezsek aynı sorunları yaşamaya devam ederiz. NLP teknikleri bilinçaltının anlayacağı dilde etkili ve kalıcı olarak yazılım değiştirme programı olarak da düşünülebilir. Bilinçaltımız yeniden programlandığında bize geçmişten gelen inançlarımız doğrultusunda değil de gerçek verileri toplamaya başlayacaktır.

Bilinçaltımız iyi bir yazılımdır aslında tamamen bize hizmet eder. Ancak geçmişte ona birçok kötü program da yüklenmiştir. Bu programları değiştirmediğimiz sürece bilinçaltı denen yazılı tam, etkili ve verimli kullanamayız. Bir NLP sloganı olan “Düşüncelerinizi değiştirerek hayatınızı değiştirebilirsiniz” sloganının temel anlamı da bu uygulamada yatıyor zaten.

NLP Teknikleri gibi bir olanak varken biz kolay yolu seçerek kendimizi ve çevremizdekileri sürekli suçlamayı tercih ediyoruz. İnsanların bize nasıl davranacağının ipuçlarını onlara biz veririz. Bilinçaltı kötü programlarını değiştirmeyi başardığımızda o insanlar da bize eskisi gibi davranamayacaklar. Bu nedenle daha önce başımıza gelen kötü olaylardan, yaşadığımız kötü ilişkilerden artık sonsuza kadar kurtulabileceğiz.

Sevgiyle kalın...

Ayşe İhsan