4 Ekim 2013 Cuma

KEÇİ KADAR YAŞAMLA BARIŞIK OLMAK

Karaburun yolunda Balıklıova’ya gelmeden Karapınar diye bir mevki vardır. Karapınar’ın girişinde denizden 5-7 m kadar yüksekte, yar üstünde salaş bir balık lokantası bulunur. Çatısı sazlar, hasırlarla örtülü bu mekânın masaları da piknik masalarından bozma ama üstü yastıklıdır. Ama burada iddia ediyorum en lezzetli balıkları yersiniz sızma zeytinyağının boca edildiği muhteşem bir salata eşliğinde. İsteyene rakı da var tabii.
Geçtiğimiz pazar Karaburun’dan dönerken uğradık ve nefis bir barbun yedik. Barbunun da tam zamanı. Karşımda deniz hafif çırpıntılı, karayelin etkisiyle. O karayel ki güneş, ufuk çizgisine yakın bir noktaya gelmesine rağmen hala bir ateşten cehennem olmasını açıktaki her kıvrımımızı okşayarak önlüyor serinletiyor azıcık. Deniz, oturduğumuz yerden on metre sonra dik bir yarın eteğinde başlıyor. İleride dış körfezin kuzey sahilleri: Çandarlı, Dikili… Daha da ileride belki de Midilli’nin silueti emin değilim.
Denizle aramızdaki arazide gümrah mersin, meşe çalıları arasında tek tük ardıçlar göze çarpıyor. İki keçi her çalıyı ziyaret edip en taze kısımlarını kemirmekle meşgul, ben tabağımdaki barbundan aldığım parçaları önce dilimle damağım arasında ezip tadını tekrar tekrar çıkarırken, bakıyorum onlar da benim kadar tat alıyorlar yediklerinden.
Doğuyoruz aile içinden başlayarak eğitim alıyoruz öğreniyoruz öğreniyoruz… Öğrendiklerimizin çoğunun bize bedeli doğamızla getirdiklerimizi unutmak oluyor ama. Örneğin yenidoğan, suya atılır atılmaz yüzebilirken daha sonra korkmayı öğrenir sudan. Yüzmeyi yeniden öğrenmek için önce korkusunu yenmek zorunda kalır. Okullar bitiyor, hayat gailesi başlıyor, koşuyoruz, koşturuyoruz, çalışıyoruz, didiniyoruz…  Sonra?
Bir çocuğun ilgisini çeken bir şey oldu mu durur ve inceler. Onu oradan sadece ondan daha kuvvetli olduğunuz için söküp alabilirsiniz. Kendinize bir sorun: Aceleniz olduğu bir sırada (Zaten acelemiz olmadığı zamanlar var mı ki acaba?)gerçekten ilginizi çeken bir şey için zaman ayırabildiniz mi? Daha vahimi son zamanlarda ilginizi çeken bir şey oldu mu gerçekten? Farkına varabildiniz mi çevrenizde olan biteni, düne göre farklı olanı?
Beş duyunuzla algıladığınız güzelliklerin farkına ne zamandır varmıyorsunuz? Unuttuklarımızı öğrenmek için çaba sarf etmemiz gerekmiyor mu? Yeniden yavaş yemeyi öğrenmek için, her bir lokmanın tadına varabilmek için, rüzgârın tenimizdeki okşamasını hissedebilmek için, güzel bir sesi bir tınıyı birçok ses arasından ayırt edebilmek için, güzel bir manzarayı, bir resmi, insanı, hayvanı, rengi, dokuyu…  görebilmek için! Yeniden bir keçi kadar yaşamla barışık olabilmek için!

Sevgiyle...
Ayşe İhsan





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder